Navigation

Bu Dünyaya Marx Geldi!

Elif Çağlı

Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.

23 Ekim 2018

Arjantin’de Kriz ve İşçilerin Mücadelesi

2001 ve 2008’de benzer süreçleri yaşayan Arjantin ve Türkiye’nin ekonomik göstergeleri bugün de büyük benzerlikler taşıyor. Krizin daha da derinleşmesiyle Arjantin’de ortaya çıkan gerçeklik Türkiye’nin de yakın geleceğini yansıtıyor. Aradan geçen yıllara rağmen Arjantin işçi sınıfı mücadeleden vazgeçmemiştir.

Dünyayı Örgütlü İşçi Sınıfı Değiştirecek, Haramiler Değil!

Bugün dünya ölçeğinde işçi sınıfının büyük bölümünün örgütsüz ve dağınık bir halde olmasından güç alıyor haramiler sürüsü. Zaten haramilerin asıl korkusu, işçi sınıfının gözlerinden artık gizleyemedikleri sefahat ve lüks içinde yüzen yaşamları.

20 Ekim 2018

Kapitalizm Krizlerden Kurtulamaz

İçinden geçtiğimiz kriz sürecinde pek çok kafa karıştırıcı tartışmaya tanık oluyoruz. İktidarın yanı sıra burjuva akademi ve medya, ideolojik bir bombardımanla gerçekleri saptırıyor. Oysa Marksizm kapitalizmle krizler arasındaki ilişkiyi çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Elif Çağlı’nın Kapitalizmin Krizleri ve Devrimci Durum broşürü de kapitalist krizlerin doğasını ayrıntılı olarak ele almanın yanı sıra işçi sınıfının bakış açısının ne olması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Bu broşürün “Kapitalizm Sınai Çevrimler Temelinde Yol Alır” başlıklı bölümünü yayınlıyoruz.

Onlar Utansın!

Savaşın yıkıcılığını yaşadığımız bu coğrafyada o ve ona benzeyen birçok çocuk görüyoruz. Sokaklarda,  köşe başlarında, kaldırımlarda... Sokakta tanımadığım, ismini bilmediğim, bir küçük çocukla başladı tüm hikâye. Her gittiğimde o çırılçıplak küçük bedeniyle dolaşıyordu o hiç bilmediği sokaklarda.

Umudumuz Sende

Güzellik büyür bahçesinde / Sevgi kucağında / Yüreğinde umut büyür / İki kara kömürdür bakışları / Tarladaki nar gibidir gülüşü / Dişleri inciler gibi / Yaşamak coşkusu kendinden yetişir onda / Sıcacık ekmeği kardeş sofrasına böler / Dünyanın haşmeti onun elinde, zihnindedir / Yapar her bir dokusunu yaşamın

15 Ekim 2018

Çocuklar Ailelerin ve Toplumun Aynasıdır

Ailelerin siyasal tercihleri, oy verdikleri partilerle kurdukları bağ, inanç, kültür ve mezhepsel ayrımlara kadar pek çok olgunun etkisi, çocuklarda daha küçük yaşlarda belirmeye başlar. Görece olağan dönemlerde bu olgular nispeten normal sayılabilecek sonuçlarla karşımıza çıkarken, içinden geçtiğimiz olağanüstü koşullarda bambaşka sonuçlar doğurur.

Yemen Ağıdı

Osmanlı Yemen’den, 1918 yılında imzaladığı Mondros mütarekesiyle çekilir. Ancak yüzyıllar boyunca, yüz binlerce gariban askere mezar olmuştur Kanlı Yemen! İşte bu yüzden Yemen’le ilgili yakılan tüm ağıtlar koca bir tarihe yakılan çaresizliğin ağıtıdır. Egemenler, yüzyıllar boyu göz göre göre açlığa, kırıma, ölüme yollamıştır yoksul halkı. 

12 Ekim 2018

ABD Belgelerinde 12 Eylül

Darbeden iki hafta sonra ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Robert Houghton 12 Eylül’ü değerlendirdiği yazısında, burjuvaların “terör ve belirsizlik ortamının” geçmiş olmasından dolayı havalara uçtuklarını, kendilerini artık garanti altında hissettiklerini belirtiyor.

Ateşin Gerçek Sahibi İşçi Sınıfı!

Yunan mitolojisinde Prometheus ayrı bir yere sahiptir. Onu bu denli özel kılan ise tanrılardan ateşi çalıp insanlara vermesidir. Yani tanrılara karşı ölümlülerin, insanların yanında yer alarak kendini feda etmiş ve müthiş bir irade göstererek tanrılara karşı koymuştur.

10 Ekim 2018

10 Ekim Karanfillerini Unutmadık, Unutturmayacağız!

Katliamın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, mağdur ailelerinin, avukatların ve emek örgütlerinin, gerçeklerin tam olarak ortaya çıkarılıp bütün sorumluların yargılanıp cezalandırılması çabası devam ediyor. 10 Ekim karanfillerinin anıldığı çeşitli etkinliklerde bu yıl da bu çaba ve kararlılık vurgulanarak dile getirildi.

9 Ekim 2018

ABD’de Sosyalizme Dönük İlgi Artıyor

ABD’de sosyalizme dönük ilginin artmış olması çok anlamlıdır. İşçi sınıfının genç kuşakları ve gençlik, kapitalizmin onlara aşırı sömürüden başka bir şey sunamayacağını daha fazla görmeye ve anlamaya başlıyorlar. Sosyalizme dönük ilgi bu gerçekliği gözler önüne seriyor.

İsveç Seçimlerinin Gösterdikleri

Emperyalist savaşın bir sonucu olarak artarak devam eden göç dalgası önümüzdeki günlerde de dünya gündeminden düşmeyecektir. Emperyalist savaşın gazabından kaçarak çaresizce duvarlar ve sınırlar önünde bekleyen milyonların sayısı daha da artacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir taraftan Avrupa ve Amerika’da ırkçılık ve göçmen karşıtlığı tabana yayılırken, bir taraftan da karşıtını yaratmaktadır.

5 Ekim 2018

Krizde Sermayenin Yönelimleri

İktidar, krizi kendisi açısından hasarsız atlatma ve hatta bazı bakımlardan fırsata çevirme uğraşı içinde çeşitli tedbirleri gündeme getirirken, çeşitli patron örgütleri, uluslararası kuruluşlar, esnaf örgütleri de kriz vesilesiyle talepler ve çözümler ileri sürüyorlar. Bu çevrelerin hemen hepsi devletten krize karşı kendilerini koruyacak önlem ve düzenlemeler talep ederken; DİSK ve KESK bir yana, büyük işçi sendika konfederasyonlarının pek sesi soluğu çıkmıyor.

Şarbon ve Ötesi…

Mevcut iktidar halkın ucuz et yemesini sağlamak bahanesiyle canlı hayvan ithalatında ısrar ediyor ve bu ithalatı olabildiğince hızlı ve kârlı kılmaya odaklanıyor. Bunun için tüm denetimleri ortadan kaldırıyor. Fakat fiyat etiketlerine bakıldığında ithalatın etin ucuzlamasına ve yoksul evlerine girmesine pek yaramadığı ortada. Egemenler kazandıkları paraların, büyüyen sermayelerinin tadını çıkarırken halkın sağlığını hiçe saymaya devam ediyorlar.

4 Ekim 2018

Kapitalist Tarım Emekçiler İçin Yıkım Demektir

Tekellerin ve büyük şirketlerin egemenliğinin her geçen gün daha da arttığı ve kâr güdüsünün azami düzeye çıktığı kapitalist tarım sadece küçük çiftçiler için değil, tüm insanlık için hayati bir tehdit kaynağıdır: Suni gübre ve ilaçlarla zehirlenmiş ortamlarda yetiştirilen sağlıksız, besin değeri düşük, zararlı gıdalar; kültürel çeşitliliğin ortadan kaldırılarak sınırlı sayıda tarımsal ürüne mahkûm bir beslenme rejiminin dayatılması; iklimsel ve doğal olayları dikkate almaksızın gerçekleştirilen üretimin kıtlığa davetiye çıkarması; kapitalizmin akıldışılığının çarpıcı bir göstergesi olarak aşırı üretimin doğurduğu yıkımlar; tüm bunların sonucunda tüketici açısından aşırı artan ya da üretici açısından aşırı düşen fiyatların yarattığı sefalet durumu vb.

Sayfalar

Front page feed beslemesine abone olun.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.